Elektronik terimler sözlüğü

A

  • AC (Alternatif Akım): Yönü ve şiddeti perodik olarak değişen elektrik akımı.
  • ADC (Analog-to-Digital Converter): Analog bir sinyali (voltaj gibi) dijital bir sayıya dönüştüren cihaz.
  • Açık Devre: Akımın akmasını engelleyen, tamamlanmamış bir elektrik devresi.
  • Aktif Güç (P): Bir devrede fiilen harcanan (işe dönüşen) güç. Birimi Watt’tır (W).
  • Akım: Elektrik yüklerinin (elektronlar) bir iletken üzerinden akışı. Birimi Amper’dir.
  • Akım Trafosu: Yüksek akım değerlerini ölçülebilir seviyelerde düşüren transformatör.
  • Aktüatör: Elektrik enerjisini mekanik harekete çeviren cihaz.
  • Alçak Geçiren Filtre: Belirli bir kesim frekansının altındaki frekansların geçmesine izin veren, üstündekileri zayıflatan filtre.
  • Amplifikatör (Yükselteç): Bir sinyalin gücünü veya genliğini artıran cihaz.
  • Amper (A): Elektrik akımının birimi.
  • Analog: Bir sinyalin, zaman içinde sürekli değişen bir değerle (genellikle voltaj) temsil edilmesi.
  • Anot: Bir elektronik bileşende (diyot gibi) elektronların girdiği veya geleneksel akımın çıktığı terminal. (Genellikle pozitif terminal).
  • Anten: Radyo frekans sinyallerini yayan veya alan cihaz.
  • Armatür: Bir motor veya jeneratörün, ana manyetik alanı oluşturan veya ondan etkilenen kısmı (genellikle dönen kısım).
  • ASIC (Application-Specific Integrated Circuit): Uygulamaya Özel Entegre Devre. Belirli tek bir görev için tasarlanmış yonga.
  • Attenüatör (Zayıflatıcı): Bir sinyalin gücünü, dalga şeklini bozmadan belirli bir oranda zayıflatan devre.
  • Avometre (Multimetre): Akım, voltaj ve direnç ölçen alet.
  • AWG (American Wire Gauge): Kablo kesitlerini (kalınlığını) standartlaştırmak için kullanılan bir Amerikan ölçü sistemi.
  • Ayırıcı (Disconnector): Güç sistemlerinde, devrenin enerjisizken açılıp kapanmasını sağlayan mekanik anahtarlama elemanı.

B

  • Bant Genişliği: Bir sistemin veya sinyalin taşıyabileceği frekans aralığı.
  • Bara: Yüksek akım taşıyan, genellikle bakır veya alüminyumdan yapılmış iletken çubuk.
  • Baskılı Devre Kartı (PCB): Elektronik bileşenleri bir araya getirmek ve aralarındaki bağlantıyı sağlamak için kullanılan plaka.
  • Baud Rate: Bir haberleşme kanalından saniyede iletilen sembol (sinyal değişikliği) sayısı.
  • BIOS (Temel Giriş/Çıkış Sistemi): Bir bilgisayarın açılışında donanımı başlatan temel yazılım.
  • Bit (Binary Digit): Dijital bilgilerin en küçük birimi; 0 veya 1 değeri alabilir.
  • BJT (Bipolar Junction Transistor): Hem elektronları hem de “boşlukları” akım taşıyıcısı olarak kullanan bir transistör tipi.
  • Bobin (Endüktör): Enerjiyi manyetik alan olarak depolayan devre elemanı.
  • Boşluk (Hole): Yarı iletken fiziğinde, bir elektronun eksik olduğu (pozitif yük gibi davranan) konum.
  • Bus (Veri Yolu): Bir bilgisayar veya sistem içinde farklı bileşenler arasında veri taşımak için kullanılan ortak iletken hatlar.
  • Byte: Genellikle 8 bitten oluşan dijital bilgi grubu.

C – Ç

  • CAN Bus: Özellikle otomotiv ve otomasyon sistemlerinde cihazların birbiriyle iletişim kurması için kullanılan bir seri haberleşme protokolü.
  • CPU (Central Processing Unit): Merkezi İşlem Birimi. Bir bilgisayar veya sistemin beyni.
  • Çip (Yonga): Üzerinde entegre devre bulunan küçük yarı iletken parçası.
  • Çözünürlük: Bir ADC’nin veya sensörün algılayabileceği en küçük değişiklik miktarı veya bir ekranın piksel sayısı.

D

  • DAC (Digital-to-Analog Converter): Dijital bir veriyi (sayı) analog bir sinyale (voltaj) dönüştüren cihaz.
  • Dalga Kılavuzu (Waveguide): Özellikle mikrodalga frekanslarında sinyalleri taşımak için kullanılan içi boş metal boru.
  • Dalgalılık (Ripple): Bir DC güç kaynağının çıkışında kalan istenmeyen küçük AC bileşeni.
  • DC (Doğru Akım): Yönü ve şiddeti değişmeyen elektrik akımı.
  • Debimetre: Bir akışkanın (gaz veya sıvı) akış hızını ölçen cihaz.
  • Demodülasyon: Taşıyıcı bir sinyal üzerine bindirilmiş olan asıl bilginin (ses, veri) tekrar ayrıştırılması işlemi.
  • Demultiplexer (DEMUX): Tek bir giriş hattındaki veriyi, birden fazla çıkış hattından birine yönlendiren dijital devre.
  • Desibel (dB): Genellikle iki sinyal seviyesi arasındaki oranı (kazanç veya kayıp) ifade eden logaritmik birim.
  • Devre: Elektrik akımının akması için oluşturulmuş kapalı yol.
  • Diac: Genellikle Triac’ları tetiklemek için kullanılan, her iki yönde de belirli bir gerilimde iletime geçen yarı iletken.
  • Dijital: Bilgiyi, yalnızca iki ayrık durumda (genellikle 0 ve 1) temsil etme yöntemi.
  • Direnç (Rezistör): Elektrik akımına karşı zorluk gösteren devre elemanı. Birimi Ohm’dur.
  • Diyot: Akımın yalnızca bir yönde geçmesine izin veren yarı iletken eleman.
  • Distorsiyon: Bir sinyalin orijinal dalga şeklinin bozulması.
  • DSP (Digital Signal Processing): Dijital Sinyal İşleme. Sinyalleri dijital olarak analiz etme ve değiştirme tekniği.

E

  • EEPROM: Elektriksel olarak yazılabilen ve silinebilen, enerjisi kesildiğinde veriyi koruyan bellek türü.
  • Elektrolit Kondansatör: Yüksek kapasite değerleri sunan, ancak kutuplu (artı/eksi yönü olan) bir kondansatör tipi.
  • EMC (Elektromanyetik Uyumluluk): Bir cihazın elektromanyetik ortamda düzgün çalışabilmesi ve ortama aşırı bozucu etki yaymaması.
  • EMF (Elektromotor Kuvvet): Bir kaynağın (pil veya jeneratör gibi) elektrik yüklerini hareket ettirmek için sağladığı “itme kuvveti” veya voltaj.
  • Empedans (Z): Bir AC devresinin akıma karşı gösterdiği toplam zorluk (direnç, reaktans vb. içerir).
  • Endüktans: Bir bobinin manyetik alan depolama kapasitesi. Birimi Henry’dir.
  • Enkoder (Encoder): Mekanik hareketi (dönme veya öteleme) dijital sinyallere dönüştüren sensör.
  • Entegre Devre (IC / Yonga / Çip): Milyonlarca transistör ve diğer bileşenleri içeren minyatür bir elektronik devre.
  • EPROM: Elektriksel olarak programlanabilen, ancak silmek için ultraviyole ışık gerektiren bir bellek türü.

F

  • Farad (F): Kondansatörlerin kapasite birimi.
  • Faz: Bir AC dalga formunun, bir referans noktasına göre zaman içindeki konumu.
  • FET (Field-Effect Transistor): Alan Etkili Transistör. Akımı control etmek için bir elektrik alanı kullanan transistör tipi.
  • Fiber Optik Kablo: Veriyi ışık sinyalleri olarak cam veya plastik lifler üzerinden ileten kablo.
  • Fider: Bir dağıtım noktasından (trafo gibi) yüklere enerji taşıyan hat.
  • Filip-Flop: İki kararlı duruma (0 veya 1) sahip olan ve dijital elektronikte veri saklamak için kullanılan temel devre.
  • Filtre: Belirli frekans aralıklarının geçmesine izin veren, diğerlerini zayıflatan veya engelleyen devre.
  • Firmware (Bellenim): Bir donanım cihazının (örn: mikrodenetleyici, modem) içine gömülü olan kalıcı yazılım.
  • Flux (Lehim Pastası): Lehimleme sırasında oksitlenmeyi önleyen ve lehimin daha iyi yayılmasını sağlayan kimyasal madde.
  • Fotodedektör: Işığı algılayıp bunu elektrik sinyaline dönüştüren sensör.
  • FPGA (Field-Programmable Gate Array): Sahada Programlanabilir Kapı Dizisi. Satın alındıktan sonra kullanıcı tarafından dijital mantık devreleri içerecek şekilde programlanabilen esnek entegre devre.
  • Frekans: Bir olayın birim zamanda (genellikle 1 saniye) tekrarlanma sayısı. Birimi Hertz’dir.
  • Frekans Konvertörü (Sürücü): Bir AC motorun hızını, motorun besleme frekansını değiştirerek kontrol eden cihaz.

G

  • Galvanik İzolasyon: Bir devrenin iki kısmı arasında, aralarında doğrudan elektrik akımı akışı olmadan sinyal veya güç aktarımı.
  • Gerilim (Voltaj): Bir devrenin iki noktası arasındaki potansiyel fark. Birimi Volt’tur.
  • Girişim (Interference): İki veya daha fazla sinyalin üst üste binerek orijinal sinyali bozması.
  • Görünür Güç (S): Bir AC devresinde çekilen toplam güç (Aktif ve Reaktif gücün vektörel toplamı). Birimi Volt-Amper’dir (VA).
  • GPIO (General Purpose Input/Output): Genel Amaçlı Giriş/Çıkış. Bir mikrodenetleyici veya çip üzerinde bulunan, kullanıcı tarafından giriş veya çıkış olarak programlanabilen pin.
  • Gürültü: İstenen sinyale karışan rastgele, istenmeyen elektriksel sinyaller.
  • Güç (Power): Birim zamanda harcanan veya üretilen enerji. Birimi Watt’tır.
  • Güç Faktörü: Bir AC devresinde harcanan aktif gücün, görünür güce oranı.

H

  • Harmonik: Ana (temel) frekansın tam katları olan istenmeyen frekanslar.
  • Havya: Elektronik bileşenleri lehimlemek (birbirine tutturmak) için kullanılan ısıtıcı alet.
  • Header (Başlık Pinleri): PCB üzerinde kabloları veya diğer kartları bağlamak için kullanılan sıra pinler.
  • Henry (H): Bobinlerin endüktans birimi.
  • Hertz (Hz): Frekans birimi.
  • HMI (Human Machine Interface): İnsan-Makine Arayüzü. Bir operatörün bir makineyi veya süreci kontrol etmesini sağlayan ekran (örn: dokunmatik paneller).

I – İ

  • I2C (Inter-Integrated Circuit): Farklı entegre devrelerin (çiplerin) aynı kart üzerinde, düşük hızda haberleşmesi için kullanılan iki kablolu bir protokol.
  • IGBT (Insulated Gate Bipolar Transistor): Yüksek güç uygulamalarında kullanılan, MOSFET ve BJT’nin avantajlarını birleştiren özel bir transistör.
  • İletken: Elektrik akımının kolayca akmasına izin veren malzeme (örn: bakır, gümüş).
  • İnverter (Evirici): DC gerilimi AC gerilime dönüştüren cihaz.
  • İzolasyon: Elektriksel olarak iki bölgeyi birbirinden ayırma işlemi.
  • İzolatör (Bileşen): Enerji hatlarında, iletken telleri direklerden veya şasiden elektriksel olarak yalıtmak için kullanılan (genellikle porselen veya cam) bileşen.

J

  • Jeneratör: Mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren cihaz.
  • Jumper (Atlatıcı): Bir devrede iki nokta arasında geçici bir bağlantı yapmak için kullanılan küçük iletken parça.

K

  • Kapasite (Kapasitans): Bir kondansatörün elektrik yükü depolama yeteneği.
  • Karno Haritası (Karnaugh Map): Dijital mantık devrelerini sadeleştirmek için kullanılan grafiksel bir yöntem.
  • Katkılama (Doping): Bir yarı iletkenin (silikon gibi) elektriksel özelliklerini değiştirmek için ona kontrollü bir şekilde safsızlık (yabancı atom) ekleme işlemi.
  • Katot: Bir elektronik bileşende (diyot gibi) elektronların çıktığı veya geleneksel akımın aktığı terminal. (Genellikle negatif terminal).
  • Kesici (Circuit Breaker): Güç sistemlerinde, hem normal hem de arıza durumlarında (kısa devre gibi) akımı kesebilen koruma ve anahtarlama elemanı.
  • Kısa Devre: Bir devrede akımın, çok düşük dirençli bir yoldan (istenmeyen bir yol) akması durumu.
  • Klemens: Kabloları birbirine veya bir cihaza güvenli bir şekilde bağlamak için kullanılan bağlantı elemanı.
  • Koaksiyel Kablo (Eş Eksenli Kablo): RF sinyallerini taşımak için kullanılan, iç içe geçmiş iletken ve yalıtkan katmanlardan oluşan kablo.
  • Kondansatör (Sığaç): Elektrik enerjisini bir elektrik alanında depolayan devre elemanı.
  • Kontaktör: Yüksek güçteki (motor gibi) yükleri anahtarlamak için kullanılan, elektromanyetik olarak çalışan büyük bir röle.
  • Kristal Osilatör: Çok hassas ve kararlı bir frekans üretmek için piezoelektrik kristal (genellikle kuvars) kullanan elektronik devre.

L

  • Latch (Mandal): Dijital elektronikte, bir veriyi (biti) geçici olarak tutan (mandallayan) bir hafıza devresi.
  • Lehim: Elektronik bileşenleri birbirine ve PCB’ye tutturmak için kullanılan, düşük erime sıcaklığına sahip metal alaşım.
  • LED (Işık Yayan Diyot): Üzerinden akım geçtiğinde ışık yayan diyot.
  • Lojik Kapı: Belirli mantıksal kurallara göre (AND, OR, NOT) giriş sinyallerini işleyerek bir çıkış sinyali üreten temel dijital devre.
  • Lüx: Aydınlanma şiddeti birimi.
  • LVDT (Linear Variable Differential Transformer): Doğrusal (lineer) mesafeyi ölçmek için kullanılan hassas bir sensör tipi.

M

  • Manyetik Alan: Elektrik akımları ve mıknatıslar tarafından üretilen etki alanı.
  • Mikrodenetleyici (MCU): Tek bir entegre devre (çip) üzerinde CPU, bellek ve giriş/çıkış birimlerini barındıran küçük bilgisayar.
  • Mikroişlemci (MPU): Sadece merkezi işlem birimi (CPU) fonksiyonlarını içeren, bellek ve G/Ç birimleri dışarıda olan yonga.
  • Mikser (Karıştırıcı): RF devrelerinde, iki farklı frekanstaki sinyali alıp bunları toplayan veya çıkaran yeni frekanslar üreten devre.
  • Modbus: Özellikle endüstriyel otomasyon cihazları (PLC’ler, sensörler) arasında yaygın olarak kullanılan bir seri haberleşme protokolü.
  • Modülasyon: Bir bilgiyi (ses, veri) daha yüksek frekanslı bir taşıyıcı sinyalin üzerine bindirme işlemi.
  • MOSFET (Metal-Oxide-Semiconductor FET): Dijital devrelerde ve güç elektroniğinde çok yaygın kullanılan bir FET türü.
  • Motor: Elektrik enerjisini mekanik (dönme) enerjiye dönüştüren cihaz.
  • Multimetre (Avometre): Birden fazla elektriksel değeri (Volt, Amper, Ohm) ölçen alet.
  • Multiplexer (MUX): Birden fazla giriş hattından birini seçerek tek bir çıkış hattına yönlendiren dijital devre.

N

  • NTC (Negative Temperature Coefficient): Sıcaklık arttıkça direnci azalan termistör (ısıya duyarlı direnç).

O – Ö

  • Ohm (Ω): Elektriksel direnç birimi.
  • Ohmmetre: Direnç değerini ölçmek için kullanılan cihaz.
  • Op-Amp (Operasyonel Yükselteç): Sinyalleri yükseltmek, filtrelemek gibi birçok işlem için kullanılan çok yüksek kazançlı bir yükselteç.
  • Optokuplör (Opto-izolatör): Bir taraftan ışık (LED) kullanarak diğer taraftaki ışığa duyarlı bir bileşeni (fototransistör) tetikleyen; böylece iki devreyi elektriksel olarak izole eden (ayıran) eleman.
  • Osiloskop: Elektriksel sinyallerin dalga şeklini zamana bağlı olarak gösteren test cihazı.
  • Otomasyon: Endüstriyel süreçlerin veya sistemlerin insan müdahalesi olmadan, otomatik cihazlar (PLC gibi) tarafından kontrol edilmesi.
  • Ölçü Trafosu: Yüksek gerilim veya yüksek akımları, ölçü aletlerinin okuyabileceği güvenli seviyelere indiren trafoların genel adı.

P

  • P-N Eklemi (P-N Junction): Diyot ve transistörlerin temelini oluşturan, P-tipi ve N-tipi yarı iletken malzemelerin birleştiği nokta.
  • Parafudr: Elektrik tesisatını ani aşırı gerilimlere (yıldırım gibi) karşı koruyan cihaz.
  • PCB (Printed Circuit Board): Baskılı Devre Kartı.
  • PID Kontrol: Bir sistemin çıktısını (örn: sıcaklık) istenen ayar noktasında tutmak için “Oransal, İntegral, Türevsel” hesaplamaları kullanan gelişmiş bir kontrol algoritması.
  • Piezoelektrik: Bazı malzemelerin (kristal gibi) üzerine mekanik basınç uygulandığında voltaj üretmesi (veya tersi) olayı.
  • PLC (Programmable Logic Controller): Programlanabilir Lojik Kontrolör. Endüstriyel makineleri ve süreçleri kontrol etmek için kullanılan dayanıklı bilgisayar.
  • Potansiyometre: Değeri manuel olarak ayarlanabilen (döndürülebilen) direnç; ayarlı direnç.
  • Priz: Elektrikli cihazların şebekeden enerji alması için kullanılan bağlantı noktası.
  • Protokol (Haberleşme): İki veya daha fazla cihazın birbiriyle veri alışverişi yapabilmesi için uymaları gereken kurallar dizisi.
  • PTC (Positive Temperature Coefficient): Sıcaklık arttıkça direnci artan termistör.
  • PWM (Pulse Width Modulation): Darbe Genişlik Modülasyonu. Bir sinyalin gücünü, sinyali çok hızlı açıp kapatarak (darbe genişliğini değiştirerek) kontrol etme tekniği.

R

  • RAM (Random Access Memory): Rastgele Erişilebilir Bellek. İşlemcinin aktif olarak kullandığı, enerjisi kesildiğinde veriyi kaybeden geçici depolama alanı.
  • Reaktif Güç (Q): Devredeki bobin ve kondansatörlerde depolanan ve işe dönüşmeyen güç. Birimi Volt-Amper Reaktif’tir (VAR).
  • Reaktans: Bir kondansatörün veya bobinin AC akımına karşı gösterdiği frekansa bağlı zorluk.
  • Reaktör: Genellikle bir devredeki akımı veya gerilimi kontrol etmek için kullanılan büyük bobin.
  • Redresör (Doğrultucu): AC akımı DC akıma dönüştüren devre.
  • Register (Yazmaç): Bir işlemci (CPU) içindeki çok hızlı, küçük, geçici veri depolama birimi.
  • Regülatör: Gerilimi veya akımı sabit bir değerde tutan cihaz.
  • Rezistans: Direncin kendisi, malzemenin akıma karşı gösterdiği zorluk.
  • Rezonans: Bir devrenin, belirli bir frekansta (rezonans frekansı) minimum veya maksimum empedans göstermesi durumu.
  • RF (Radyo Frekansı): Radyo dalgaları için kullanılan elektromanyetik spektrum aralığı.
  • RMS (Root Mean Square): Bir AC sinyalinin, aynı gücü sağlayan DC eşdeğer değeri (Etkin Değer).
  • ROM (Read Only Memory): Sadece Okunabilir Bellek. Verilerin kalıcı olarak saklandığı, enerjisi kesildiğinde silinmeyen bellek.
  • Röle: Küçük bir akım kullanarak daha büyük bir akımı veya devreyi açıp kapatan (anahtarlayan) elektromanyetik cihaz.
  • Rotor: Bir motor veya jeneratörün dönen kısmı.

S – Ş

  • SCADA (Supervisory Control and Data Acquisition): Geniş bir alana yayılmış endüstriyel tesisleri (su şebekeleri, enerji hatları) uzaktan izleme ve kontrol etme sistemi.
  • Sensör (Algılayıcı): Fiziksel bir büyüklüğü (sıcaklık, ışık, basınç) elektrik sinyaline dönüştüren cihaz.
  • Servo Motor: Pozisyonu (açısı) veya hızı çok hassas bir şekilde kontrol edilebilen özel bir motor tipi.
  • Sigorta: Bir devreyi aşırı akımdan korumak için tasarlanmış, eriyerek veya atarak devreyi açan koruma elemanı.
  • Simülasyon: Bir devrenin veya sistemin gerçekte kurulmadan önce bilgisayar yazılımı üzerinde davranışının test edilmesi.
  • SMD (Surface Mount Device): Yüzeye Monte Eleman. Doğrudan PCB yüzeyine lehimlenen, bacakları olmayan veya çok kısa olan minyatür elektronik bileşenler.
  • SMPS (Switch Mode Power Supply): Anahtarlamalı Güç Kaynağı. Yüksek verimlilikle çalışan modern güç kaynağı tipi (örn: bilgisayar adaptörleri).
  • Sorti: Bir aydınlatma devresinde anahtardan lambaya kadar olan hat.
  • Spektrum Analizörü: Elektriksel sinyallerin frekans içeriğini (hangi frekanstan ne kadar güçte olduğunu) gösteren test cihazı.
  • SPI (Serial Peripheral Interface): Mikrodenetleyiciler ve çevre birimleri (sensörler, ekranlar) arasında hızlı, kısa mesafeli iletişim için kullanılan bir protokol.
  • Stator: Bir motor veya jeneratörün sabit, duran kısmı.
  • Strain Gauge: Bir malzemenin üzerine yapıştırılan ve malzemenin esnemesini (gerinimini) ölçerek bunu elektriksel dirence dönüştüren sensör.
  • Şalt Tesisi: Elektrik enerjisinin toplandığı, dağıtıldığı, anahtarlama ve koruma ekipmanlarının bulunduğu tesis.
  • Şebeke (Grid): Elektrik enerjisinin üretildiği, iletildiği ve dağıtıldığı birbirine bağlı sistemlerin tümü.

T

  • Termistör: Direnci ortam sıcaklığına bağlı olarak belirgin şekilde değişen devre elemanı (NTC, PTC).
  • Termokupl: İki farklı metalin birleşim noktasında, sıcaklığa bağlı olarak çok küçük bir voltaj üreten sıcaklık sensörü.
  • Topraklama: Elektrikli cihazların gövdesini veya devrelerin bir noktasını güvenli bir şekilde toprağa bağlama işlemi.
  • Tork: Bir motorun ürettiği döndürme kuvveti.
  • Trafo Merkezi (Substation): Elektrik enerjisinin gerilim seviyesinin değiştirildiği (yükseltildiği veya düşürüldüğü) ve dağıtımının yapıldığı tesis.
  • Transdüser (Dönüştürücü): Bir enerji türünü başka bir enerji türüne çeviren cihazların genel adı (örn: mikrofon sesi elektriğe çevirir).
  • Transformatör (Trafo): AC gerilimi yükseltmek veya düşürmek için kullanılan cihaz.
  • Transistör: Akımı yükseltmek (amplifikatör) veya anahtarlamak için kullanılan yarı iletken bir eleman.
  • Triac: AC akımını her iki yönde de anahtarlayabilen (dimmer devreleri gibi) bir yarı iletken eleman.
  • Tristör (SCR): Genellikle yüksek güç kontrol devrelerinde kullanılan, tetiklendiğinde iletime geçen bir anahtarlama elemanı.

U – Ü

  • UART (Universal Asynchronous Receiver-Transmitter): İki cihaz arasında seri (asenkron) iletişimi sağlayan donanım birimi.
  • UPS (Uninterruptible Power Supply): Kesintisiz Güç Kaynağı. Elektrik kesildiğinde bağlı cihazlara geçici bir süre enerji sağlamaya devam eden cihaz.
  • USB (Universal Serial Bus): Bilgisayarlar ve çevre birimleri arasında veri aktarımı ve güç sağlamak için kullanılan standart bir arayüz.

V

  • Varistör: Gerilim yükseldiğinde direnci aniden düşen, devreyi aşırı gerilimden korumak için kullanılan eleman.
  • Veroboard (Delikli Plaket): Prototip devreler oluşturmak için kullanılan, üzerinde standart aralıklı delikler ve bazen bakır yollar bulunan kart.
  • Volt (V): Elektriksel gerilim (potansiyel fark) birimi.
  • Voltmetre: Gerilim (voltaj) ölçen alet.

W

  • Watt (W): Elektriksel güç birimi.

Y

  • Yalıtkan: Elektrik akımını çok az ileten veya hiç iletmeyen malzeme (örn: plastik, cam, porselen).
  • Yarı İletken: İletkenliği bir iletken ile yalıtkan arasında olan malzeme (örn: Silikon, Germanyum). Elektroniğin temelidir.
  • Yüksek Geçiren Filtre: Belirli bir kesim frekansının üstündeki frekansların geçmesine izin veren, altındakileri zayıflatan filtre.
  • Yük (Load): Bir elektrik devresinden enerji çeken (tüketen) eleman (örn: lamba, motor).

Z

  • Zener Diyot: Üzerine ters yönde belirli bir gerilim (Zener gerilimi) uygulandığında, bu gerilimi sabit tutmak için tasarlanmış özel bir diyot tipi.
Erdoğan Demirtaş
Erdoğan Demirtaş
Cumhuriyet Üniversitesi, Sivas Meslek Yüksekokulu, Endüstriyel Elektronik bölümü mezunuyum. Endüstriyel alanda kullanılan (medikal, telekomünikasyon, savunma sanayi, tekstil, cnc, rafineri, matbaa vb.) elektronik kartların/cihazların bakım ve onarımını yapmaktayım.
ilgili yazılar

Yorum Bırak

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

son eklenenler